Yazdır

Aşk Olmasaydı Okullar Ne Güzel Yönetilirdi

 Lise cinayetlerinin gerçek suçlusu kız-erkek ilişkileri. Konya'da kız-erkek ilişkilerinin yerinin okullar olmadığı öğrencilere anlatılacak. Milli Eğitim Bakanı, ilişkiler konusunda emniyetten ve yerel yönetimlerden yardım istedi.

  Kartal Endüstri Meslek Lisesi'nde yaşanan olayla birlikte yeniden gündeme gelen okul cinayetlerinin gerçek suçlusu bulundu. Konya Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özlük Konya'daki bütün okullara gönderdiği genelgeyle, kız erkek ilişkilerinin yerinin okullar olmadığının öğrencilere anlatılmasını istedi. Milli Eğitim Bakanı ise okullara gönderdiği genelgede "arkadaşlık ilişkilerinin istenmeyen davranışlara dönüşmesi"ni önlemek için emniyet, yerel yönetim ve velileri göreve çağırırken, bir kez daha eğitim sisteminin değil, öğrencilerin suçlu olduğu anlaşılmış oldu.

           

            KONYA'DA KIZ-ERKEK İLİŞKİLERİNİN "YERİ" ANLATILACAK

 Konya Milli Eğitim Müdür Vekili Hüseyin Özlük, son günlerde bazı okullarda meydana gelen cinayetler üzerine, Konya'daki bütün okullara genelge gönderilerek, "kız-erkek ilişkilerinin yerinin okullar olmadığının öğrencilere anlatılmasını" sağlayacaklarını bildirdi.

Özlük, toplumdaki değer yargılarının bozulmasının eğitim kurumlarına da yansıdığını ve gencecik insanların "hiç" uğruna hayatlarını kaybettiklerini savundu. Konya Milli Eğitim Müdürlüğü olarak bu tür olayların Konya'daki okullarda da meydana gelmemesi için önlemler alınacağını kaydeden Özlük, "Öncelikle bütün okul müdürlerine genelge gönderilerek, kız-erkek ilişkilerinin yerinin okullar olmadığının, gerek yapılacak toplantılarla, gerekse derslerde öğretmenler tarafından öğrencilere anlatılması istenecek. Ayrıca öğretmenlerin öğrencilere, öğrencilerin de birbirlerine daha sevecen ve anlayışlı davranmaları telkin edilecek" diye konuştu.

Özlük, okullarda istihdam edilen ve öğrencilerinin sorunlarını paylaşabileceği rehberlik ve psikolojik danışmanların daha işlevsel hale getirilmesi için çalışmalara da başlanacağını kaydetti.

 

ELBİRLİĞİ İLE ÖNLEYECEKLER Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu da son zamanlarda bazı okullarda meydana gelen olaylar üzerine bir genelge yayımlayarak, öğrencilerle sağlıklı iletişim kurulması için okul yöneticileri ve öğretmenlere uyarılarda bulundu, gerekli önlemlerin alınmasını istedi. Milli Eğitim Bakanı, orta öğretim kurumlarında, az da olsa geçmişte yaşanan olumsuz olayları tekrar yaşamamak, arkadaşlık ilişkilerinin istenmeyen davranışlara dönüşmesini önlemek amacıyla, valiliklerce emniyet, milli eğitim ve yerel yönetim yetkililerinin, öğrenci velileri ile işbirliği içinde hareket etmelerini istedi.

 

AMAÇ DENGELİ GENÇLER YETİŞTİRMEK

Bostancıoğlu, yayımladığı genelgede, Türk milli eğitiminin amacının, Türk milletinin bütün fertlerini, ailesini, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına saygılı, beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı bir şekilde gelişmiş kişiliğe ve karaktere sahip kişiler yetiştirmek olduğunu vurguladı.

Okullarda, eğitim-öğretim faaliyetlerinin bu doğrultuda sürdürülmekle beraber zaman zaman orta öğretim öğrencileri arasında, bulundukları yaşın, fizyolojik ve psikolojik sorunların etkisiyle, sorunlar yaşandığını belirten Bostancıoğlu, bunun sonucunda çok az da olsa öğrenciler arasında, mevcut huzur ve güven ortamını zedeleyici davranışların meydana geldiğini ifade etti.

 

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KONULAR

Bostancıoğlu, bu tür olaylara meydan verilmemesi ve okullardaki sevgi ve hoşgörü ortamının zedelenmemesi bakımından, şu konulara dikkat edilmesini istedi:

Öğrencilerin okul içi ve okul dışındaki davranışları yakından izlenmeli, olumsuz davranışları gözlenen öğrencilerin davranış bozukluklarının giderilmesi yönünde rehber öğretmen ve okul yöneticilerince gerekli önlemler alınmalıdır.

Sorumluluk almama, derslere ilgisizlik ve ders çalışmama, kavgacı, sinirli, gergin, yalan söyleme, disiplin ve otoriteye karşı koyma gibi davranış ve uyum bozukluğu gösteren öğrenciler, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerce dışlanmamalı, kazanılmaya çalışılmalıdır.

Sevgi ve otoritede ahenkli bir denge sağlanmalıdır.

Öğrenci, öğretmen ve yöneticiler arasında, ahenkli ve sürekli bir iletişim kurulmalı, devam ettirilmelidir.

Yönetici ve öğretmenler, öğrencilerin sorunlarını rahatlıkla açabilmelerine olanak verecek şekilde davetkar davranmalıdır.

Velilere, okul ve aile işbirliğinin yararları açıklanmalı, bu işbirliğinin sağlanması için alınması gereken önlemler görüşülmeli, öğretimin devamı süresince öğrencilerin özellikle okul dışı davranışlarının izlenmesi velilerden istenmelidir.

Söz konusu önlemlerle istenilen amaca ulaşılabilmesi için okullarda periyodik olarak veli toplantıları yapılmalı, öğrenci sorunları bu toplantılarda açıkça dile getirilmeli, karşılıklı olarak alınması gerekli önlemler saptanmalıdır.

Öğrencilerin, boş zamanlarını, sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerle daha yararlı ve olumlu bir biçimde değerlendirmeleri için yöredeki tüm tesis, araç ve gereçlerin ortaklaşa kullanılması konusunda gerekli planlama yapılıp, uygun ortamlar hazırlanmalı, yerel yönetimlerle işbirliği yapılarak, çeşitli etkinlikler düzenlenmelidir.

Resim, müzik, spor, tiyatro, folklor gibi sosyal etkinliklere daha çok yer verilmeli, her öğrencinin katılmasına olanak sağlanmalıdır.

Sınıf içinde ve dışında öğrencilerce sorulan sorular, doyurucu bir şekilde cevaplandırılmalı, sorular cevaplandırılırken, kırıcı olmaktan kaçınılmalıdır.

Öğrencilerin, boş zamanlarında okul ve aile çevresi dışında bulunabilecekleri yerler, yetkililerce sık sık denetlenmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.

Öğrencilere verilen ödül ve cezaların tepkileri incelenmeli ve izlenmelidir.

Öğretmenler, derslerde ve eğitici çalışmalarda, sevgi ve hoşgörü ortamını geliştirici davranışların kazandırılmasına ve zararlı faaliyetlerin önlenmesine yönelik gerekli konuşma ve etkinliklere yer vermelidir.

Yönetici, öğretmen, memur ve öğrenci nöbetlerinde, okula giriş çıkışlarda, gerekli kontroller titizlikle yapılmalı, okul içinde ve çevresinde şüphe uyandıran durumların olması halinde okul müdürlüğüne zamanında bilgi verilmelidir.

Öğretmenlerin ortak rehberlik anlayışına sahip olmaları için gerekli işbirliği yapılmalı, gereksinim duyulduğunda öğretmenlerin ve diğer personelin bilgilendirilmesi ve ortak tutumların belirlenmesi için hizmetiçi eğitim faaliyetleri düzenlenmelidir.

Okulda oluşan veya oluşma olasılığı bulunan olaylar karşısında sürdürülecek yöntemin belirlenmesi amacıyla toplantılar düzenlenmeli, okulun ve gerektiğinde üniversitelerin psiklojik danışmanlık ve rehberlik bölümleriyle işbirliği yapılarak, öğrenci ve velileri aydınlatıcı çalışmalarda bulunulmalıdır.