Yazdır

Duygu Durum Bozukluklar



Duygu durum bozukluğu nedir sorusunu yanıtlamadan önce, duyguların nasıl oluştu u konusunda bilgi edinelim.Her birey yaşamda mutsuzluk yaratacak bir olay karşısında üzüntü, keder ve endişe hisseder.

Yaşamda karşılaşılan olaylara verilen tepkiler kişiden kişiye, topluma, kültüre, sosyal statüye, kişinin içinde oldu u zaman dilimine göre de işecektir. Özetle bir olay karşısında, kişinin o olaya yükledi i anlam, kişiden kişiye göre de işir. Nedeni bilişsel de erlendirmenin kişiden kişiye farklı oluşundandır.

Bilişsel de erlendirme, yani bir olaya birey tarafından yüklenen anlam, şöyle belirlenir: Kişinin genetik yapısı (esnekli i, hoşgörüsü ve katılı ı) + yetişti i aile içindeki anne baba ö retileri + kardeş ilişkileri + büyükbaba büyükanne arketipleri (uzak geçmişten getirilen gelenek ve görenekler) + yetişti i sosyal çevre, kültür, okudu u okullar, ö retmenlerin aktardıkları ve arkadaşlar.

Bir örnek verirsek;

OLAY : Bir adam parkta yürürken yanındaki tartıştı ı arkadaşına tokat atıyor. Bu olayı 7 kişinin gördü ünü varsayalım ve bu 7 kişinin tek tek olaya yükledi i anlamlara bakalım.


1. KİŞİ

İNANÇ : Kimse kimsenin canını yakmamalıdır.
DÜŞÜNCE : Şimdi bu adama gösteririm.
DAVRANIŞ : Fiziksel ve sözsel saldırı.
DUYGU : Öfke.

2. KİŞİ

İNANÇ : Kötü insanlar cezalandırılmalıdır. Tokadı haketmiştir.
DÜŞÜNCE : Tokadı yedi ine göre kötü biridir.
DAVRANIŞ : Gülümseme.
DUYGU : Tatmin duygusu.

3. KİŞİ

İNANÇ : Bu adam tehlikeli.
DÜŞÜNCE : Ya bana da vurursa ? Buradan gideyim.
DAVRANIŞ : Kaçma.
DUYGU : Korku.

4. KİŞİ

İNANÇ : Bu adam tehlikeli.
DÜŞÜNCE : Buradan gitmeliyim ama ya etrafdakiler Bu ne korkak birisi derlerse ?
DAVRANIŞ : Duraklama.
DUYGU : Korku, kaygı.

5. KİŞİ

İNANÇ : Yaşamda şiddetle karşılaşmak da var.
DÜŞÜNCE : Ben ne dayak yiyen insanlar gördüm.
DAVRANIŞ : Davranış yok.
DUYGU : Umursamazlık.

6. KİŞİ

İNANÇ : Bu adamın tokat yemesi ve küçük düşmesi ne feci.
DÜŞÜNCE : Ya benimde başıma gelirse ?
DAVRANIŞ : Duraklama.
DUYGU : Üzüntü.

7. KİŞİ

İNANÇ : İnsanların birbirlerine böyle davranmalarına karşıyım.
DÜŞÜNCE : Bu adam bir tokat daha yemeden ona yardım etsem mi ?
DAVRANIŞ : Tedbirli davranma.
DUYGU : Tedirginlik.


Örne imizde görüldü ü gibi, bir olay karşısındaki duygu, düşünce ve davranışlarımız, inanç kalıplarımızdaki formülasyona göre belirlenmektedir.

Tüm bu bilgilerin ışı ında neyin normal, neyin normal olmayan (patalojik) duygu, düşünce ve davranış oldu unu söylemek zordur. Aynı stres verici olayı yaşayanlardan bir kişi (örne in işten çıkarma) depresyona girebiliyorken, di er bir kişi İyi oldu. Bu iş bana hiç uygun de ildi diye düşünebilirler. 17 A ustos depremini yaşadı ımızda bazı insanlar çok korkup, parklar ve arabalarda sabahlarken, bazı insanlar Birşey olmaz inancı ile evlerinde kalmışlardır. Hangi davranışın normal oldu unu söyleyemeyiz.

Bu durumda normal ve normal olmayan davranışı ya da tüm psikolojik ve psikiyatrik bozukluklar için normal olmayan patolojiklik sınırın tanımı olarak şöyle bir ölçüt kullanabiliriz : İş, aile ve sosyal yaşamı bozuyor olması. Yeni psikolojik akımlar bu görüşü benimsemişlerdir. Örne in alkol kullanımı (miktarını ölçmeden) iş, aile ve sosyal yaşamı ve bireyin kendisine bakımını bozuyorsa, patalojik de ilse, normal sosyal içki olarak kabul edilmektedir.

Birey yaşam olaylarında, bir uçta çöküntü, di er uçta manik davranış olarak tanımlanan, aşırı neşe, aşırı herşeye gücü yeterlilik (infantil omnipotance), uçuşma (abartılı duygularla kendini ortaya koyma) davranışları arasında dalgalanmalar yaşayabilir. Bireyin bireysel bakımı, aile, iş ve sosyal yaşamı olumsuz olarak etkilenmiyorsa, durum normal olarak kabul edilmektedir.

Bazıları istatistiksel normları normal kabul ederler. Yani Bir toplumun ortalama çizgisine uyanlar normaldir şeklinde tanımlamalar yapılagelmiştir. Bu durumda birbiriyle anlaşamayan bir çift, toplumun normal çizgisi boşanmaya karşıysa boşanmamalı mıdır ? Toplumun ortalama çizgisi normaldir diye bir tanımlama olamaz. Normal ve sa lıklı davranışların ölçütü bu nedenle bireyin kendisi olmalıdır. Bireyin kendi normali, yani ben normal mi davranıyorum ? sorusunu kendine sordu u noktada, o zamana dek olan duygu, düşünce ve davranışlarında bir sapma varsa ve bu sapmadan bir mutsuzluk, hoşnut olmama söz konusu ise, pataloji aramanın başlangıç noktası olarak buradan hareket edilebilir. Bu sapma bireyin kişisel bakımını, aile, iş ve sosyal yaşamını bozdu ise, birey bu durumdan şikayet edece i bir noktaya ilerlemişse ve şiddeti, süresi, niteli i bir hastalık tanımına do ru gidiyorsa, patalojik ve normal olmayan durum olarak kabul edilebilir.

Duygudurum Bozuklu una geri dönersek, bireyin olaylar karşısında kendini hissetti i duygu durumu, aşırı kedere, çöküntüye, karamsarlık, zevk ve ilgi yitimi, suçluluk duyma, intihar e ilimi, durgunluk, suskunluk gibi depresyona kaymaya veya aşırı neşe, hareket, enerji, coşku ve konuşma artısı gibi maniye kaymışsa, ve bu iki uç arasında birey gidip geliyor ve patolojik bir durum, bir hastalık oluşuyorsa, bu duruma Duygudurum Bozuklukları adı verilir. Bazen bedensel, organik, fizyolojik bir hastalı a ba lı olarak oluşabildi i gibi ( Tiroid ), bazen organik bir belirti olmaksızın psikiyatrik ve psikolojik bir nedene ba lı olarak da ortaya çıkabilir.

 Birey hissetti i duyguları içinde tutabilir, davranışlarıyla, sözleriyle dışındaki dünyaya yansıtabilir; bu do al bir durumdur. Veya ona mutluluk veren bir olay karşısında sevinç, neşe, coşku, heyecan hissedecek, ya bu duygularını içinde tutacak ya da davranışlarıyla ve sözleriyle dış dünyaya yansıtacaktır. Bu normal durum ne zaman patalojik olarak kabul edilmelidir ?

 

 

 

 

 

Manik Bozukluk

Manik Bozukluk, iki ayrı kelime ile tarif edilebilir :
HIZLANMA VE YÜKSELME.

Birden, Manik davranış bozuklu u gösteren insanlar normal insanların yaptıklarını onlardan daha hızlı yapmaya başlarlar . Düşünme ve konuşmalarında hız artmıştır ve takip etmekte zorlanırız. Bir konudan di erine hızla geçerler atlaya atlaya giderler buna "Ça rışımlar da gevşeme" denir. "Ça rışımlarda gevşeme" düşünce sıçraması olarak da ifade edilir. Düşüncenin biçimine ilişkindir ve kişi ça rışım seçmede zorlanır. Mani de düşünce biçiminde "Büyüklük hezeyanı" bulunur. Kişi güçlü,kuvvetli herşeye kafası çalışır, sanki her konuda uzmandır yükselmiş bir kendine güven herşeyi çözüce ine inanma (Omnipotans) vardır. Sürekil keşiflerinden ve icatlarından bahsederler (ama bunlar akıl hastası aoyutunda görülmezler) Büyüklük hezeyanları, Parapsikolojik düşünceler, hızlı zengin olma idaelleri vardır. Bu düşünceleri zayıf da olsa bir bir temele oturtabilir ve gerçekle açıklayabilirler. Realist boyuttadır. Bazen SANRI boyutuna varabilir.

MANİK BOZUKLUK tedavi görmezse kişide Psikotik gerileme ile birden düşüncenin birbirinden kopması (ŞİZOFRENİK) görülebilir Psikotik belirtiler Manik Ata ın a ırlı ına ba lıdır.Süre ile de ilgilidir.
MANİK BOZUKLUK geçiren kişi devamlı bir hareket haline geçer, aşırı abartılı coşku, uzun süre oturamama, yerinde duramama, uyku ihtiyacının azalması (ve bu durumdan şikayet etmez.) Geceleri projeler üretip durur Genel bir hareketlilik ve huzursuzluk hali, çabuk öfkelenme, uçarı bir hal, öfkelendi inde hemen olumsuz duyguların ortaya dökülüşü vardır. Huzursuzluk tedirginlik davranışlarında yaygındır.

Psikotiklerin, şizofreniden MANİK BOZUKLUK geçiren kişiyi ayırmak önemlidir. Manideki insan bütündür. Şizofren gibi da ılmış, yaralanmış ve parçalanmış de ildir. Manik insanların kendilerine aşırı güvenleri görülür oysa şizofren da ınıktır. Şizofrendeki halisünasyonlar ve illüzyonlar manide görülmez. Manik insanlar bizi güldürürler şizofren ise ürkütür ve korkuturlar, içe kapanık a ır yavaş kendini takib eden tehdit eden kişiler oldu unu iddia ederler. Duyguları fakirdir duygu ile düşünceyi ba layamazlar kopuktur.

Manik Bozukluk damdan düşer gibi de imi gibi hızla gelişir, sosyal ilişkiler kurabilen insanlardır.

Manik Bozukluk tetikleyici bir durumla ortaya çıkabilir. Depresyon yaratacak bir durumda, depresyona düşmemek için sıçramak yükselmek ve hamle yapmaktır. Yani manik bozukluk depresyona karşı ortaya çıkan bir savunma davranışıdır. Kişinin Manik savunması ilaçla tedavi edildi inde depresyon ortaya çıkar. Depresuon bir problemi çözmemekten çok bir durumda kendine saygı duymamaktan oluşur ve kişi ben şöyleyim ben böyleyim savunması ile tutunur kendini çaresiz hissetti i bir durumda, ortalı ı bir sürü gürültülü düşünme ve davranışla doldurur, ve çevresini etkilemeye çalışır.
Manik Bozukluk geçiren kişiler genelde çekinge, ba ımlı kişilik yapısına shiptir. Sevgi açlı ı çekerler. Kendileri ile ilişkileri kopuktur, ne yapmak istediklerini de il,Başkalarının onlardan ne istedi i önem kazanmıştır Sevgi toplamak ve be enilmek adına ben güçsüz de ilim, zayıf de ilim(İnkar) sıkışmışlı ı vardır. Kendilerinden yüksek beklentileri vardır.

Bu kişileri Manik Ata a götüren bir durum karşısında çaresizlik kabullenme sorunları vardır, kendilerine nefes aldırmayarak bir yüklenmeleri vardır. Bir yaşam güçlü ünü çözemeyebiliriz yada azını çözebiliriz. Manik Ataa a giden kişiler çözemeyen kendine tahammül edemez, kendine saygı duyamaz ve kendini bu durumda KABULLENEMEZ.
Manik Bozukluk tamamen iyleşebilen bir hastalıktır arkadan gelen depresif bozukluk da ilaç tedavisi + Psikoterapi uygulanır .