Yazdır

Sorumluluklarini Bilen Çocuk Mu Yoksa Bağımlı Bİr Çocuk Mu

Çocuklarımıza duyduğumuz sevgi onlar adına herşeyi yapmamızı gerektirmiyor. Onların üstlenebilecekleri sorumlulukları bizim üstlenmemizi gerektirmiyor.Çocuklara ev ortamında görev ve sorumluluk vermenin önemi büyüktür.

Kurallara uyarak çocuğa yüklenen görev ve sorumluluklar çocuklarda kendine güven, risk alabilme, sorumluluk üstlenebilme, kendini ifade edebilme, başkalarını anlayabilme, kendine ve başkalarına karşı sorumluluklarının farkında olma, iş yapma, üretme ve yaşama sevinci gibi olumlu kişilik özellikleri kazanmasına yardımcı olur.

Çocuğa görev ve sorumluluk verirken çocuğumuzun yaşı, cinsiyeti, kişilik özellikleri, sorumluluğun sayısı, sorumluluğu verirken konuşma tarzımız çok önemlidir. Verilen sorumluluk evde başka birine ait olmamalıdır. Yüklenen görev çok önemsiz bir iş olmamalıdır. Ayrıca denetleyemeyeceğimiz, kontrol edemeyeceğimiz ve sonuçlar hakkında kendilerine geri bildirim veremeyeceğimiz görevleri vermeyelim. Zira kontrol edilemeyen görevler çocukların sorumluluk duygularına ciddi zarar verir.

Çocuğa görevin sonunda ‘Başardım yapabiliyorum, oldu bu iş dedirtecek yani yaşına uygun görevler olmalı . Bu çocuğun özgüven duygusunu geliştirir ki belki de hayatta en çok ihtiyacı olan güç budur. Aksi durumda çocuğun güven duygusu zedelenir. Var olan güveni de kaybolur. Anne babalar çocuğun yerine getirdiği görevi değerlendirirken taktir ve beğeni sunmakta cömert olmalıdır.

Çocuklar çevrelerinden gelen mesajları olduğu gibi benimseme eğilimindedirler. Herhangi bir olumsuz eleştiri onların bütün hayatlarına etki edebilir ve bu etki ömür boyu sürer. Kural şu: ortaya çıkan sonucun ya da ürünün veya sergilenen davranışın olumlu ve üstün özelliklerini dile getirerek söze başlamak, böyle bir sonuç elde ettiği  ve çaba harcadığı için taktir etmek daha sonra daha iyi olması için neler eklenebilirdi, daha nasıl mükemmel olabilirdiyi açıklamak ve tekrar olumlu ifadeler ve takdir hislerini belirtmek. Hepsi bu. Çocuk ödevini yapıp getirmiştir. Biz önce eksiklerini söyleriz. Oradaki çocuğun çabasını görmezden gelip hiç taktir etmeyiz. Eleştirilerimizi çocuğun kişiliğine değil, yaptığı işe yönelik yapmalıyız. Örneğin Sen çok zekisin yerine bu çok zekice bir düşünce diyebiliriz. Ya da olumsuzsa eleştirimiz Sen geri zekalısın yerine daha iyisini yapabilirsin diyebiliriz.