Yazdır

Ara Tatilde Boş Zaman Değerlendirme

  İnsanın çalışma ve uyku zamanı dışında kalan zamana “boş zaman” ya da serbest zaman denmektedir. Bu zaman içirde insan bireysel ve toplumsal olanaklara göre çalışıp çalışmamayı,çalışacaksa yapacağı işi,uğraşı özgürce seçer. İsterse düşünür düşlere dalar,tasarımlar yapar,isterse eğlenir,dinlenir,koşar,oynar yürür,spor yapar.

 Ne yaparsa yapsın önemli olan kendince verimli olmaktır. Boş zamanın değerlendirilmesi çalışmamak değil,isteğe göre çalışmanın türünü değiştirmektir.

                  Boş zamanların etkin bir şekilde değerlendirilmesi,hem bireyin bedensel ve ruhsal gelişimine önemli katkı yapar,hem de çevrenin toplumsal gelişimine katkıda bulunur. Verimli kullanılan boş zaman insanın kendisiyle ve başkalarıyla sağlıklı iletişim kurup sürdürmesini sağlar.

                  Peki bizim öğrencilerimiz boş zamanlarını nasıl değerlendirebilirler? İkinci kademe öğrencileriyle yaptığım görüşmeler ne yazık ki çoğunun tatilde ücretli çalışacağını ortaya koymaktadır. Bu durum daha çok erkekler için geçerlidir. Kimisi bir mobilyacının yanında,kimisi çay ocağında,kimisi kahvede,kimisi de ayakkabı boyayarak maddi durumu yeterli olmayan ailesine katkıda bulunacaktır. Benim boş zaman değerlendirilmesi için tavsiye edeceğim etkinlikler üzülerek belirtiyorum ki maddi kaygı taşımayan ailelerin çocuklarına en azından tatilda çalışıp para kazanmak zorunda olmayan öğrencilerimize hitap etmeketidir.

                  Boş zamanın değerlendirmenin yararlı yollarından biri ve başta olanı spor yapmaktır. Çocukluk ve gençlik çağında yapılan sporun beden ve ruh sağlığına,kişilik gelişimine önemli katkısı vardır. Kişi ben gücünü,iradesini,yeteneklerini en iyi biçimde kullanmayı,bir amaç uğruna çaba harcamayı,dayanmayı,direnmeyi öğrenir. Başarının ancak çalışmayla olabileceğini ,başarıya ulaştıkça çevrenin beğenisini ve ilgisini kazanacağını anlar. Gençlik çağında etkin olarak yapılan spor,bu çağın önemli ruhsal sorunları olan,özdeşleşme,toplumsal rol üstlenme,özerklik ve sorumluluk kavramlarının gelişmesini sağlar. Bireysel ve grup içinde yapılan sporla genç;arkadaşlığı,dayanışmayı,ilgiyi,sevgiyi deneyerek,göstererek,görerek yaşar benimser.

                  Antik çağdan bu yana düşünürler,doktorlar,psikiyatristler,psikologlar ve eğitimciler,bireyin zihinsel ve fiziksel gelişiminde müsüğin önemli bir yeri olduğunu,eğitim ve tedavi açısından da büyük bir değer taşıdığını savunmuşlardır.

                  Bütün çocuklar güzelin çağrısına duyarlıdırlar.Müzik diğer sanatlara oranla daha çok çocuğa açıktır. Platon’un değişiyle,”Sanat eğitimciliği her şeyden önce gelmelidir.”Müzik,kendiliğinden ses çıkartmaya hevesli çocuğun doğasında vardır. Bu da göstermektedir ki,müziksel yetenekler doğuştan gelmektedir. Ama kuşkusuz farklı derecelerde. Çoğunlukla bu yetenekler gizli kalmaktadır. Temel sorun bunun ortaya çıkarılması ve değerli hale getirilmesidir.